CHP’de grup başkanlığı seçimi: Gürsel Erol’dan ‘tekelleşme’ eleştirisi
CHP Grup Başkanlığı seçiminde Faik Öztrak'a karşı aday olan Gürsel Erol, seçimin ardından yaptığı açıklamada, parti içi siyasette tekelleşme yaşandığını savunarak, 'Hiçbir Genel Başkan'ın ya da siyasi odağın iradesi, milletvekillerinin tercihinin önüne geçmemelidir' dedi. Erol, destekçilerine teşekkür ederken, 'Mücadelemiz kişiler için değil, CHP'nin demokratik gelenekleri ve Türkiye'nin geleceği içindir' ifadelerini kullandı.
(ANKARA) - CHP Grup Başkanlığı seçiminde Faik Öztrak ile yarışan CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Grup Başkanlığı'na Faik Öztrak'ın seçilmesinin ardından yaptığı açıklamada, "Ne yazık ki son dönemlerde parti içi siyasette tekelleşme yaşandığı herkesin malumudur. Hiçbir Genel Başkan'ın ya da herhangi bir siyasi odağın iradesinin, milletvekillerinin tercihinin önüne geçmemesi gerektiğine inanıyorum" ifadelerini kullandı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nın başkanlığında bugün parti genel merkezinde yapılan toplantıda CHP Grup Başkanlığı seçim yapılmış, Gürsel Erol, Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak ile yarışmıştı. İlk iki turda adayların yeterli oya ulaşamamasının ardından üçüncü tur öncesinde Gürsel Erol adaylıktan çekilmişti.
Gürsel Erol, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, kendisine destek veren milletvekillerine teşekkür ederek, CHP'de son dönemde parti içi siyasette tekelleşme yaşandığını savundu.
Erol, şunları kaydetti:
"Bugün yapılan TBMM CHP Grup Başkanlığı seçiminde bana destek veren tüm milletvekili arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. Ancak bugün bir gerçeği açıkça ifade etmek zorundayım. Cumhuriyet Halk Partisi ; biat edenlerin değil, fikir üretenlerin, itiraz edebilenlerin ve halk adına konuşabilenlerin partisidir. Ne yazık ki son dönemlerde parti içi siyasette tekelleşme yaşandığı herkesin malumudur.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün mirası olan, 103 yıllık Cumhuriyet Halk Partisi ; demokrasiyi içselleştirdiği ve sosyal demokrat anlayışa sahip olduğu için parti içi seçimlerin milletvekillerinin özgür iradesiyle şekillenmesini esas kabul etmiştir. Hiçbir Genel Başkan'ın ya da herhangi bir siyasi odağın iradesinin, milletvekillerinin tercihinin önüne geçmemesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü CHP'nin en büyük gücü; özgür iradesi, çoğulcu yapısı ve demokratik geleneğidir. CHP'nin köklü kültürü; tek sese değil, ortak akla dayanır. Hiç kimse, hiçbir makam ve hiçbir yapı partinin kurumsal kimliğinin üzerinde değildir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin yeniden iktidar yürüyüşü; biat kültürüyle değil, cesaretle konuşan, emek veren ve örgütün iradesine sahip çıkan kadrolarla mümkün olacaktır.
Mücadelemiz; kişiler için değil, Cumhuriyet Halk Partisi'nin demokratik gelenekleri, kurumsal hafızası ve Türkiye'nin geleceği içindir."