FİNANS

TBMM Genel Kurulu'nda AK Parti ve MHP grupları "Terörsüz Türkiye" hedefi ile Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ni savunurken, CHP ve İYİ Parti ekonomik yoksulluk, gelir adaletsizliği, emekli ve kamu çalışanlarının sorunları ile Meclis'in çalışma düzeni ve itibarına ilişkin eleştirilerini dile getirdi. DEM Parti ise teklifin Kürt meselesinin demokratik çözümü ve barış açısından önemli bir adım olduğunu belirtti.

(TBMM) - TBMM Genel Kurulu'nda AK Parti ve MHP grupları "Terörsüz Türkiye" hedefi ile Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ni savunurken, CHP ve İYİ Parti ekonomik yoksulluk, gelir adaletsizliği, emekli ve kamu çalışanlarının sorunları ile Meclis'in çalışma düzeni ve itibarına ilişkin eleştirilerini dile getirdi. DEM Parti ise teklifin Kürt meselesinin demokratik çözümü ve barış açısından önemli bir adım olduğunu belirtti.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı. Bingöl, siyasi partilerin grup başkanvekillerine gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunmaları için söz verdi.

İYİ PARTİ'DEN KANUN TEKLİFİ...

İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, pazartesi günü sundukları kanun teklifinin Güvenpark'taki şehit er ve erbaşların yakınları ile gazilerin durumuna ilişkin olduğunu belirterek, teklifte güvenlik bürokrasisinde görev yapan personele ilişkin düzenlemelerin de yer aldığını söyledi.

Poyraz, organize suç örgütleri, uyuşturucu ve terörle mücadele eden Milli İstihbarat Teşkilatı, Emniyet teşkilatı, Sahil Güvenlik, Kaçakçılık ve İstihbarat, Narkotik, Gümrük Muhafaza, Jandarma Genel Komutanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının çalışma koşullarına dikkati çekerek şu ifadelere yer verdi:

"Burada özellikle organize suç örgütleriyle, uyuşturucuyla, uyuşturucu baronlarıyla mücadele eden, terörle mücadele eden vazife başındaki Milli İstihbarat mensuplarımız, Emniyet teşkilatımızın mensupları, Sahil Güvenlik, Kaçakçılık ve İstihbarat, Narkotik, Gümrük Muhafaza, Jandarma Genel Komutanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri dahil olmak üzere, bu meslek gruplarında çalışanlar her sabah aileleriyle helalleşerek evlerinden çıkıyorlar, her sabah. Bunların nerede vazife yapabileceği, vazife sırasında başına ne geleceği belli değil."

Hazırladıkları kanun teklifinde söz konusu meslek gruplarına lojman tahsis edilmesini, lojman tahsis edilememesi halinde ise görev yaptıkları yerdeki rayiç bedel üzerinden kira yardımı yapılmasını önerdiklerini belirten Poyraz, yeni başlayan Emniyet ve İstihbarat mensupları ile diğer güvenlik bürokrasisi çalışanlarına ÖTV'siz araç alabilme imkanı sağlanmasını da teklif ettiklerini söyledi. Poyraz, "Mesleğe özellikle yeni başlayan Emniyet mensupları, İstihbarat mensupları ve diğer bahsettiğim meslek gruplarının çoğu bir araba alabilmek için içleri gidiyor. En azından bunlara ÖTV'siz, beş yıl kullanma şartıyla, eğer ailede iki kişi varsa o iki kişiden aileye bir tane tahsis edilmek kaydıyla ÖTV'siz araç alabilmeleri" dedi.

KILIÇ: "TERÖRSÜZ TÜRKİYE VİZYONUMUZ SADECE SİYASİ BİR HEDEF DEĞİL, TARİHİ BİR EŞİKTİR"

MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç ise "Terörsüz Türkiye Vizyonu"nun yalnızca siyasi bir hedef değil tarihi bir eşik olduğunu söyledi. Kılıç, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yaklaşımını savunarak "Tarihin şaşmaz terazisi çok şükür ki Milliyetçi Hareket'i ve bilge liderimizi her defasında bir kez daha haklı çıkarmıştır. Yıllar yılı puslu havalarda yolunu şaşıranların, günübirlik hesaplarla savrulanların günün sonunda başlarını öne eğip 'Devlet Bey yine haklıymış.' itirafını fısıldadıklarına defalarca şahit olduk. Bizler bu mahcup fısıltıları dün duyduk, bugün işitiyoruz ve yarın da duymaya devam edeceğimizden zerre kadar şüphe duymuyoruz" diye konuştu.

"Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben" sözünün siyasi bir duruş olduğunu, Türkiye'nin "Türk ve Türkiye Yüzyılı Vizyonu" doğrultusunda ilerlediğini söylen Kılıç, "Lider ülke Türkiye hedefine giden yol sarsılmaz bir birliktelikten ve ayağımıza dolanan prangaları söküp atmaktan geçmektedir. İşte, tam bu noktada önümüze koyduğumuz 'Terörsüz Türkiye Vizyonu' sadece siyasi bir hedef değil, bu milletimizin geleceği için tarihi bir eşiktir" dedi.

Kılıç, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler'in çerçeve yasa teklifinin Meclis'e sunulduğunu açıkladığını belirterek, teklifin cuma günü Adalet Komisyonu'na gelmesini ve birkaç gün içerisinde yasalaşmasını beklediklerini söyledi. Kılıç, şunları kaydetti:

"İnşallah birkaç gün içerisinde de bu 'Terörsüz Türkiye' yasasının kanunlaştığını görüp Sayın Genel Başkanımızın Ekim 2024'ten bu yana açtığı yolda, gösterdiği hedefte sonuca çok az kaldı. Bu noktada da Cumhur İttifakı olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın da liderliğinde inşallah tarihi bir eşik de kısa bir zamanda aşılmış olacak."

"Terörsüz Türkiye" hedefinin hayata geçirilmesiyle ülkenin huzur iklimine kavuşacağını savunan Kılıç, gençlerin silahlı çatışmalar yerine eğitim, teknoloji, yazılım ve spor alanlarında ilerlemesini istediklerini ifade etti. Kılıç, çerçeve yasa teklifine ilişkin ise şunları söyledi:

"Sayın milletvekilleri, dün ilk imzası Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli ve hemen ardından bizler tarafından atılan çerçeve yasa teklifinin aziz Türk milletine, evlatlarımıza ve geleceğimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Liderimizin ifadeleriyle, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'yle dili ve kimliği ne olursa olsun herkes kazandı, bin yıllık kardeşliğimiz bir kez daha tescillendi, geleceğin lider ve 'Terörsüz Türkiye'sinin temellerinin atıldığı bugünlere şahitlik etmekten, destek olmaktan mutluluk duyduğumuzu ifade ediyorum."

SARI: "KAMU EMEKÇİLERİNİN ÜCRETİ ÇALIŞIRKEN BÖLÜNDÜ, EMEKLİ OLUNCA DA YOK EDİLDİ"

CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, iktidarın enflasyondaki sınırlı gerilemeyi başarı olarak göstermeye çalıştığını savundu.

Sarı, Türkiye'nin üretimi önceleyen, gelir adaletini sağlayan ve enflasyonla mücadeleyi toplumun refahını koruyarak sürdüren bir ekonomi yönetimine ihtiyacı olduğunu belirterek, "Türkiye'nin ihtiyacı günü kurtaran, yükü vatandaşın sırtına yükleyen politikalar değil üretimi önceleyen, gelir adaletini sağlayan, enflasyonla mücadeleyi toplumun refahını koruyarak yürüten akılcı ve sürdürülebilir bir ekonomi yönetimiyle mümkündür" dedi.

Kamu emekçilerinin ücret ve emeklilik haklarına ilişkin de konuşan Sarı, "Kamu emekçilerinin ücreti çalışırken bölündü, emekli olunca da yok edildi. AKP iktidarı kamu emekçilerine ödediği ücretin önemli bir bölümünü prime esas kazanca dahil etmeyerek kamuda yasal görünümü bir kayıt dışı ücret düzenine kurmuştur. Ek ödeme, ilave ödeme, tazminat, döner sermaye, ek ders, fazla mesai, seyyanen zam gibi ödemeler bordroda bulunmakta ancak emekli aylığı ve ikramiye hesabına dahil edilmemektedir" diye konuştu.

Sarı, kamu görevlilerinin gerçek ücretleri üzerinden değil, düşük gösterilen kazançlar üzerinden emekli edildiğini söyleyerek "Özel sektörde gerçek ücretin bildirilmesini isteyen devlet kendi çalışanları söz konusu olduğunda SGK'ya bildirim yapmamaktadır" dedi.

Temmuz 2023'ten bu yana kamu emeklisinin aylık ve ikramiye kaybının kişi başına 800 bin ila 900 bin lira arasında hesaplandığını ifade eden Sarı, "Bunun yaklaşık 350 bin lirası ödenmeyen aylık farkları, 500 bin liradan fazlası ise emekli ikramiye hesabına katılmayan tutarlardandır" diye konuştu. Sarı, eksik bildirilen primler nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu'nun yaklaşık 730 milyar lira prim gelirinden mahrum kaldığını öne sürerek, bu durumun bedelinin kamu emekçilerine ve emeklilere ödetilmemesi gerektiğini söyledi.

TEMELLİ: "BİZİM BİR HASRETİMİZ VAR, BİZİM HASRETİMİZ BARIŞTIR"

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Meclis'e sunulan kanun teklifinin Türkiye'nin en büyük sorunlarından biri olduğunu belirttiği Kürt meselesinin demokratik çözümüne ilişkin önemli bir adım olduğunu söyledi. Bir yıl önce 5 Ağustos'ta Meclis'te bir komisyon kurulduğunu ve komisyonun önemli bir çalışma yürüttüğünü belirten Temelli, "Geçmişin o çatışmalarına, şiddetine, savaşına son vermek için bir irade ortaya koydu, ortak bir rapora kavuşmuştuk" dedi.

Temelli, komisyon çalışmalarına Türkiye'nin farklı yerlerinden sivil toplum örgütleri, sendikalar, barolar ve annelerin katıldığını belirterek "Herkes barış istiyordu, bize önemli bir sorumluluk yüklüyordu. Umarım, bu sorumluluğun gereğini yerine getirmek için atmış olduğumuz bu adımların devamı gelir. Bizim bir hasretimiz var, bizim hasretimiz barıştır. Biz hasretimizin peşinden gitmeye devam ettik ve devam edeceğiz çünkü bu toprakların barış içinde yaşaması için ne yapmamız gerekiyorsa o sorumlulukla hareket ettik. Hep birlikte yaptığımızda da bunu başaracağımıza olan inancımız ilk günden beri var. 27 Şubat 2025 tarihinde Sayın Öcalan'ın çağrısıyla çıktığımız bu yolda aynı kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz" diye konuştu.

Kanun teklifinin "yetersizliklerine, eksiklerine ve eleştirilecek taraflarına rağmen" önemli bir adım olduğunu belirten Temelli, demokratik cumhuriyet açısından da önemli bir adım atıldığını söyledi.

Temelli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Biliyoruz çünkü onlarca yıldır süren bir hasreti dindireceğiz ve yine çok önemli bir eksiğimiz var. O eksiğimizin giderilmesi adına da önemli bir adım atıyoruz çünkü bu ülke hiçbir zaman, arzu ettiği demokrasiye kavuşamadı, cumhuriyetini demokratikleştiremedi. Oysa cumhuriyet hepimizin cumhuriyetiydi, eksik olan tarafı demokrasisiydi. İşte, demokratik cumhuriyet adına, o eksikliği gidermek adına da önemli bir adım atıyoruz."

Temelli, bundan sonraki süreçte atılacak adımların devam ettirilmesi ve hızlandırılması gerektiğini belirterek, "Şimdi, önemli olan, adımların devamını getirmektir, adımları sıklaştırmaktır hatta yitirdiğimiz yılların acısını çıkarmak için koşmak gerekir" dedi.

BAŞARIR: "TBMM GENEL KURUL'UNDA NEYİ GÖRÜŞECEĞİMİZ PLANLANLAMAMIŞ, BELLİ DEĞİL"

YENİ Parti Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Meclis'in çalışma takvimi ile Türkiye'nin gündemindeki sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Meclis'in 1 Temmuz'da tatile girmesi gerekirken bugün çalıştığını belirterek, çalışma süresinin uzatılmasına rağmen hangi konuların görüşüleceğinin belirlenmediğini söyleyen Başarır, "Dün Meclis'in çalışma takvimini, çalışma şartlarını, gündemini uzun uzun konuştuk. Bugün 5 Ağustos. 1 Temmuz'da tatil olması gereken Meclis bugün çalışacak ama neyi görüşeceğimiz... Otuz beş gün fazla bir çalışma süremiz var ama biz neyi görüşüyoruz? Biz bugün neyi görüşeceğiz, yarın neyi görüşeceğiz? Daha bu planlanmamış. Maalesef ki burada olan milletvekili üç saat sonra hangi konuyu görüşeceğini bilmiyor" diye konuştu.

Türkiye'nin toplumsal sorunlarının Meclis gündemine yeterince taşınmadığını savunan Başarır, ekonomik yoksulluk ve gelir adaletsizliği, işsizlik ve güvencesiz çalışma, eğitimde fırsat eşitsizliği, sosyal güvencesizlik, düşük emekli aylıkları, yaşlıların korunması, adalet sorunu ve adalete güven gibi başlıkların konuşulmadığını söyledi. Başarır, "Kadına yönelik şiddet, toplumsal cinsiyet eşitsizliği; bunlar konuşulmadı. Çocukların karşı karşıya kaldığı sorunlar, çocukların içinde bulunduğu durum; bunlar konuşulmadı. Uyuşturucu ve madde bağımlılığı, gençlerin gelecek kaygısı, barınma krizi, göç ve uyum sorunları; bunlar konuşulmadı. Deprem konuşulmadı" dedi.

Başarır, söz konusu sorunlara ilişkin üç yıl boyunca yüzlerce araştırma önergesi ve kanun teklifi verdiklerini belirterek, Meclis'in kapanmasına kısa süre kala gündemin hala belirsiz olduğunu ifade ederek "Bakın, 20 tane Türkiye'nin çok önemli sorunu; biz üç yıl boyunca yüzlerce önerge verdik, kanun teklifi verdik; bunları konuşmadık. Şimdi, altı yedi gün sonra Meclis kapanacak, herkes bekliyor, ne gelecek? Komisyondan hangi yasa gelecek? Hangi uluslararası anlaşma gelecek? Olmaz, olmaz."

"BAŞKENTTE ÇEKİLEN BİR RESİM, TBMM'NİN SORUNUDUR"

Ankara'da çekildiğini belirttiği bir fotoğraf üzerinden Türkiye'deki ekonomik koşullara dikkati çeken Başarır, Cebeci Postanesi yakınındaki çöpten yemek toplayan bir baba ve oğlunun fotoğrafını gösteren Başarır, bunun Meclis'in de sorunu olduğunu söyledi.

Başarır, şu ifadeleri kullandı:

"Bakın, dün Ankara'nın göbeğinde çekilen bir resmi paylaşmak istiyorum. Bakın, bir baba, oğlu; Cebeci Postanesi'nin dibindeki çöpten topladıkları yemeği yiyor. Başkentte çekilen bir resim, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin sorunudur bu, bizim sorunumuzdur, sizlerin sorunudur. Bu Meclisin, bizlerin, iktidarın utanması gereken bir durumdur. Ben gösterirken utanıyorum. AKP grubuna gösteriyorum, bakın; muhalefete de gösteriyorum; Türkiye'nin tablosu bu. Dün de söyledim, bugün de söyledim, gerçek gündemi konuşalım. Bir iktidar eğer beslenme, barınma, ulaşım gibi çok hayati sorunları çözemiyorsa o iktidar gitmelidir ama maalesef ki beslenme, barınma, ulaşım, sağlık, emeklinin, işçinin sorunları dışında her şeyi konuşuyoruz bu ülkede aylardır."

"MECLİS MAALESEF ARTIK İTİBARINI YİTİRMİŞTİR"

Meclis'in yakın bir tarihe kadar en güvenilen kurumlardan biri olduğunu ancak artık milletin Meclis'e güvenmediğini söyleyen Başarır, "Bir tane Türkiye Büyük Millet Meclisi var ve yüz yılı aşkındır tüm meseleler burada çözülmüştür. Sizlerin, milletvekillerinin, bu Meclis'in itibarını hep beraber düşünmek zorundayız. Yakın bir tarihe kadar en güvenilen kurumlardan biri olan Meclis maalesef artık itibarını yitirmiştir, millet güvenmemektedir. Millet bizi bir yerlerden gelen yasa teklifini onaylayan bir kurum olarak görmektedir" dedi.

Başarır, Meclis'in kapanmasına ve ekim ayında yeniden açılmasına ilişkin olarak da Türkiye'nin sorunlarının çözümü, demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün korunması gerektiğini belirterek "O yüzden hepimiz şapkamızı önümüze koyup uzun uzun düşünüp tartışmalıyız. Altı gün sonra Meclis kapanacak ve bir buçuk ay sonra ekimde Türkiye Büyük Millet Meclisi tekrar açılacak. Bu ülkenin sorunlarını, demokrasimizi, hukukun üstünlüğünü, adaleti hep beraber tesis edip korumalıyız; bizim için, millet için en büyük güvence budur" ifadelerini kullandı.

YENİŞEHİRLİOĞLU: "DEVLETİMİZ BU SÜRECİ BÜYÜK BİR HASSASİYETLE YÜRÜTMÜŞTÜR"

AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, Türkiye'nin ikinci asrını "Türkiye Yüzyılı" hedefi doğrultusunda inşa ederken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli liderliğinde ortaya konulan "Terörsüz Türkiye" hedefinin kararlılıkla hayata geçirildiğini ifade etti.

Yenişehirlioğlu, şöyle konuştu:

"Kırk yılı aşkın süredir milletimizin canını, kaynaklarını ve geleceğini hedef alan terör sorunundan ülkemizi tamamen arındırmak ve iç cephemizi daha da tahkim etmek için tarihi bir irade ortaya koyuyoruz. Devletimiz bu süreci büyük bir hassasiyetle yürütmüş, güçlü devlet refleksiyle önemli bir mesafe katetmiştir. Aziz milletimiz acıda da sevinçte de aynı kaderi paylaşan büyük bir ailedir. Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla, Çerkez'iyle 86 milyon vatandaşımız aynı bayrağın gölgesinde, cennet vatanımızın ayrılmaz evlatlarıdır. Bizim kardeşliğimiz günübirlik hesaplara dayanan bir birliktelik değil, asırlara uzanan ortak tarihimizin ve ortak vicdanımızın eseridir."

"TERÖRÜN EKONOMİK MALİYETİ TRİLYONLARCA DOLARI BULDU"

Terörün Türkiye'ye ekonomik maliyetinin trilyonlarca doları bulduğunu belirten Yenişehirlioğlu, bu kaynağın üretim, yatırım, istihdam ve milletin refahına yönelmesinin "Terörsüz Türkiye" hedefinin önemli kazanımlarından biri olacağını söyleyerek "Bu süreç, herhangi bir siyasi hesabın ötesinde, milletimizin ortak geleceğine yapılan güçlü bir yatırımdır. Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi de bu hedefe daha sağlam adımlarla yürümemizi sağlayacaktır" dedi.

Sürece yönelik eleştirilere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yenişehirlioğlu, şöyle konuştu:

"Elbette bu süreçten rahatsız olanlar, fitne üretmeye çalışanlar, yalan ve çarpıtmalarla milletimizin zihnini bulandırmak isteyenler olacaktır. Kardeşliğimizden rahatsızlık duyanlara, milletimizin birlik ruhunu hedef alanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Türkiye'nin huzurundan rahatsız olanların hevesleri milletimizin sağduyusu karşısında sonuçsuz kalacaktır."

"ŞEHİTLERİMİZİN EMANETİNE SAHİP ÇIKMA İRADESİNİN EN GÜÇLÜ İFADESİ"

Yenişehirlioğlu, Türkiye'nin şehitlere ve gazilere karşı vefa borcu bulunduğunu belirterek, 'Terörsüz Türkiye' ve terörsüz bölge hedeflerinin bu iradenin en güçlü ifadesi olduğunu söyledi. Yenişehirlioğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Bu topraklara, bu toprakların evlatlarına, aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize karşı büyük bir vefa borcumuz vardır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ifade ettiği gibi, önce 'Terörsüz Türkiye', ardından terörsüz bölge hedefi, şehitlerimizin emanetine sahip çıkma iradesinin en güçlü ifadesidir. Atılan her adım, şehitlerimizin fedakarlıklarını ve hatıralarını yaşatmak, evlatlarımıza huzurlu, güçlü ve tam bağımsız bir Türkiye bırakmak içindir."