Trump’ı yeniden masaya oturtan füzeler! Savaşın seyri değişti, ABD dize geldi

ABD Başkanı Donald Trump’ın, tehdit yoluyla da olsa İran’ı yeniden müzakere masasına çağırmasının perde arkası aralandı. Beş aydır aralıksız süren ABD-İsrail bombardımanına rağmen füze kapasitesini korumayı başaran Tahran yönetimi, bölgedeki Amerikan üslerini artık çok daha isabetli vuruyor. İran'ın yeni nesil füzelere geçişi, hareketli fırlatma taktikleri, Amerikan radarlarını kör etmesi ve dışarıdan aldığı istihbarat desteği, Washington’ın bölgedeki hava savunma kalkanını günden güne eritiyor.

ABD ve İsrail’in şubat sonunda İran’ın füze kapasitesini yok etmek amacıyla başlattığı askerî harekât beşinci ayına girerken, beklenen sonuçlara ulaşılamadığı görülüyor. Financial Times’ın analizine göre, yüzlerce hava saldırısına rağmen İran balistik füze operasyonlarını sürdürüyor ve bölgedeki Amerikan üsleri ile müttefik tesislerini hedef almaya devam ediyor.

OPERASYONUN HEDEFİ TUTMADI

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth tarafından operasyonun başında belirlenen ana hedef, İran’ın saldırı amaçlı füzelerini ve üretim kapasitesini imha etmekti. Ancak uzman değerlendirmeleri, İran'ın ağır kayıplara rağmen yer altı üslerini yeniden faaliyete geçirdiğini ve operasyonlarını savaşın değişen koşullarına hızla uyarladığını gösteriyor.

İRAN'IN DİRENCİNİ ARTIRAN TEMEL FAKTÖRLER

İran'ın füze kapasitesini korumasında ve saldırılarını sürdürmesinde öne çıkan stratejik hamleler şunlardır:

ABD'NİN KARŞI KARŞIYA KALDIĞI ASKERİ İKİLEM

İran'ın ucuz füzeler ve İHA'larla yürüttüğü operasyonlar, ABD'nin sınırlı ve yenilenmesi yıllar süren Patriot ile THAAD önleyici füze stokları üzerinde büyük bir baskı yaratıyor. Mevcut durum, Washington yönetimini zorlu bir stratejik tercih yapmaya itiyor.

HEDEF İSABETİNDEKİ BELİRSİZLİK

Uzmanlar, İran'ın teknik isabet oranının kesin olarak ölçülmesinin zor olduğuna dikkat çekiyor. Amerikan üslerindeki binaların birbirine yakın olması nedeniyle, hedefinden birkaç yüz metre sapan bir füze dahi başka bir askerî yapıya isabet edebiliyor.

Sonuç olarak ortaya çıkan tablo, İran'ın füze gücünün başlangıçtaki tahminlerden çok daha dayanıklı olduğunu ve Tahran'ın değişen koşullara uyum sağlayarak ABD'nin bölgedeki planlarını zorlaştırmayı sürdürdüğünü gösteriyor.