40,5896$% -0.46
47,8000€% -0.43
54,6468£% -0.9
4.352,83%-1,37
3.336,90%-0,91
10.642,60%-0,43
03:58
Yaz aylarında sıcakların aşırı artmasıyla beraber kişide meydana gelen sıvı kaybı ile güneş çarpmasının kalp, böbrek ile akciğer gibi hayati organlarda önemli işlev kaybına yol açtığı bildirildi.
Haziranın son günlerinden itibaren Avrupa’nın büyük bölümünü etkisi altına alan sıcak hava dalgası temmuz ayında da birçok ülkede yaşamı olumsuz etkilemeye devam ediyor.
Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) ile Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından desteklenen Avrupa Ölüm İzleme Ağı (EuroMOMO), 22-28 Haziran’ı kapsayan döneme ilişkin verileri yayımladı.
Buna göre, söz konusu dönemde Avrupa ülkelerinde beklenen seviyeden 10 bin 651 fazla ölüm kaydedilirken bunların 9 binden fazlasını 65 yaş ve üzerindeki kişiler oluşturdu.

Bu dönemde ölüm oranlarındaki hızlı artışın başlıca nedeni aşırı sıcaklar olarak gösterildi.
Sağlıklı Yaş Alma Hekimi Dr. Adnan Gürcan, AA muhabirine konuya ilişkin değerlendirmede, aşırı sıcakların, vücudun ısı dengesini bozarak özellikle yaşlılar, çocuklar, hamileler ve kronik rahatsızlığı olanlar için ciddi sağlık riskleri oluşturduğunu söyledi.
Dr. Gürcan, bu dönemde en sık karşılaşılan durumun sıvı kaybı olarak ifade edilen “dehidrasyon” olduğunu belirtti.
Bunun vücudun terleme yoluyla kaybettiği su ve mineralleri yani elektrolitleri yeterince geri alamaması durumu olduğunu, aşırı halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü ve idrar çıkışında azalma gibi belirtileri bulunduğunu aktaran Gürcan, ileri derecedeki sıvı kayıplarının böbrek yetmezliğine ve kalpte ritim bozukluklarına yol açabildiğini anlattı.
Gürcan, sıvı kaybının ve sıcak bitkinliğinin gölgede dinlenip, bol sıvı alarak kontrol altına alınabildiğini, sıcak çarpmasının ise doğrudan acil tıbbi müdahale gerektiren çok ciddi bir durum olduğunu dile getirdi.
Aşırı sıcaklar karşısında herkesin dikkatli olması gerektiğini belirten Gürcan, bazı grupların vücut ısı dengesini koruma yeteneğinin çok daha zayıf olduğunu söyledi.
Bu hassas grubun içinde 65 yaş ve üzeri olanlar, bebekler, çocuklar, hamileler, kronik hastalar, diyabeti veya kalp hastalığı bulunan kişilerin olduğuna dikkati çeken Gürcan, yaz aylarında vücudun ısı dengesini korumak ve dehidrasyonu önlemek için su tüketiminin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Gürcan, “Gün içine yayarak sık sık su içilmelidir. Ben hastalarıma ‘İdrar rengini takip edin.’ diyorum. En pratik dehidrasyon kontrolüdür. İdrar renginiz açık sarı veya şeffaf olmalıdır. Koyu sarı ise acilen su tüketiminizi artırmanız gerekir.” dedi.
Yaz aylarında güneş çarpmasına dikkat
Yaz aylarında güneş çarpmasında ilk alarm sinyallerinin aşırı halsizlik, bitkinlik, kas krampları, baş dönmesi, sersemlik, şiddetli baş ağrısı, bulantı, kusma veya iştahsızlık olduğunu anlatan Gürcan, bunların görülmesi halinde hemen 112 Acil Servisi’nin aranması gerektiğini kaydetti.

Dr. Gürcan, vücut sıcaklığını düşürmek için koltuk altı, ense, göğüs ve kasık bölgelerine soğuk suyla ıslatılmış bezler veya beze sarılı buz torbalarının konulmasını tavsiye ederek, “Varsa vantilatörle hava akımı sağlayın. Asla ağızdan sıvı veya yiyecek vermeyin. Akciğerlere kaçarak boğulmaya yol açabilir. Bu durumda ambulans gelene kadar kişiyi yan yatırarak, biz buna koma pozisyonu diyoruz, solunum yolunu açık tutun.” diye konuştu.
Yazın serinlenmek amacıyla yapılan yaygın hatalardan birinin de sıcak basınca hemen buzdolabından çıkan çok soğuk suları veya buzlu içecekleri hızla tüketmek olduğuna değinen Gürcan, aşırı soğuk sıvıların aniden alınmasının boğazdaki damarların büzüşmesine, yerel bağışıklığın zayıflamasına, farenjit ve bademcik iltihabı gibi enfeksiyonların tetiklenmesine, mide kramplarına ve sindirim zorluğuna, vagus sinirinin uyarılmasıyla ani kalp ritim bozukluklarına yol açabildiğini kaydetti.
Su yerine soğuk alkol, aşırı şekerli soğuk çaylar, asitli içecekler veya yoğun kafeinli soğuk kahveler tüketmenin, duştan çıktıktan veya denizden döndükten sonra saçları kurutmadan doğrudan esintili bir alana veya klimanın, vantilatörün veya açık pencerenin karşısına geçmenin yanlış olduğunu anlatan Gürcan, “Sindirimi zor olan yağlı, ağır, aşırı baharatlı yemekler ve hamur işleri yerine vücut ısısını artırmayan sebze yemekleri, salatalar, meyveler ve yoğurt gibi hafif gıdalar tüketin. Yaz aylarında beslenme düzeninin temel amacı, vücudun sindirim yükünü hafifletmek, iç ısıyı dengede tutmak ve terlemeyle kaybedilen su ve mineralleri yerine koymaktır.” bilgisini verdi.
“Sıcak, mevcut hastalığın dengesini bozarak tabloyu ağırlaştırabilir”
Fizyoloji hekimi Dr. Nihan Gemici Elbir de aşırı sıcakların etkisiyle terleme sonucu kaybedilen sıvı ve elektrolitler yerine konmadığında böbrek fonksiyonlarının bozulabileceğini, tansiyonda düşüş olabileceğini, kalpte ritim bozukluklarının ortaya çıkabildiğini söyledi.
Sıcak dalgalarında kalp krizi ve inme vakalarında belirgin artış gördüklerine dikkati çeken Elbir, riskleri ciddiye alındığında sıcağa bağlı ölümlerin büyük ölçüde önlenebilir olduğunu belirtti.
Elbir, yaşlılarda susama hissinin azalması ve ter bezlerinin daha az etkin çalışması nedeniyle farkına varmadan ciddi sıvı kaybı yaşayabildiklerini vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Yaşlıların kullandıkları ilaçlar da bu tabloyu ağırlaştırabilir. Çocuklarda vücut yüzeyinin kütleye oranının yüksek olması ve ısı düzenleme sistemlerinin henüz tam olgunlaşmaması nedeniyle vücut ısısı çok daha hızlı yükselir. Gebelerde artan kan hacmi ve metabolik yük nedeniyle sıcak, tansiyonun düşmesine, erken doğum riskinin artmasına ve ödemin belirginleşmesine yol açabilir. Kalp, böbrek, şeker ve solunum hastalığı olanlarda ise sıcak, mevcut hastalığın dengesini bozarak tabloyu ağırlaştırabilir. Bu nedenle sıcak dalgalarında bu grupların yakın takibi, sadece ailelerin değil hepimizin sorumluluğudur.”
Klima ve vantilatör kullanımına dikkat edilmeli
Elbir, klima kullanımında ideal iç ortam sıcaklığının 22-24 derece olduğunu, iç ve dış ortam arasındaki farkın 8 dereceyi aşmamasına özen gösterilmesi gerektiğini ifade etti.
Aşırı sıcak olan dönemlerde, kapalı bir odada vantilatörün odayı tek başına serinletmediğini anlatan Elbir, bu durumda kapalı mekanın mutlaka havalandırılması gerektiğini belirtti.
Sıcak havalarda uyku düzeni, tansiyon ve genel yaşam kalitesinin etkilendiğine işaret eden Elbir, şunları kaydetti:
“Uzayan sıcak dalgalarında toplumda sinirlilik, tahammülsüzlük, dikkat dağınıklığı ve kaygı belirtilerinde belirgin artış görüyoruz. Sıcağın ruh sağlığı üzerindeki bu etkisi çoğu zaman göz ardı ediliyor. Fizyolojik olarak da sıcakta damarlar genişlediği için tansiyon düşme eğilimindedir. Bu durum özellikle tansiyon ilacı kullananlarda baş dönmesi ve halsizliğe yol açabilir. Uyku için yatmadan önce ılık bir duş alınması, akşam yemeğinin hafif tutulması ve yatak odasının gündüz saatlerinde serin tutulması işe yarayan basit önlemlerdir.”

Avcılar’da balkonda mahsur kalan güvercini itfaiye kurtardı
1
FİNANS
771 kez okundu
2
Nijerya’da 15 Temmuz’un 10. yılı dolayısıyla panel düzenlendi
685 kez okundu
3
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi Diş Polikliniği’nin Çatısında Yangın
499 kez okundu
4
Havza Belediyesinden Kur’an kurslarındaki öğrencilere ikram
437 kez okundu
5
Gülistan hamile miydi? Yeni tanıktan davanın seyrini değiştirecek ifade
309 kez okundu