DOLAR

40,5896$% -0.46

EURO

47,8000% -0.43

STERLİN

54,6468£% -0.9

GRAM ALTIN

4.352,83%-1,37

ONS

3.336,90%-0,91

BİST100

10.642,60%-0,43

Sabah Vakti a 03:58
İstanbul AÇIK 32°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Reklam Bannerı
  • ShowHaberler
  • Gündem
  • Çaltılar Höyük’te Melos obsidyeni ve Anadolu’da ilk örnek bulundu

Çaltılar Höyük’te Melos obsidyeni ve Anadolu’da ilk örnek bulundu

- Çaltılar Höyük Kazı Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Aykurt: "Melos obsidyeninden yapılmış yontma taş endüstrisi buluntuları ele geçirildi. Bu da yerleşmenin denizaşırı ilişkilerini göstermesi açısından önemli"

ad826x90
ad826x90

Muğla’nın Seydikemer ilçesinde Çaltılar Höyük’te yürütülen kazılarda, Yunanistan’ın Ege Denizi’ndeki volkanik Melos Adası kökenli obsidyen bulundu.

ad826x90

Çaltılar Mahallesi’nde yüzey araştırmalarının ardından 2021 yılında başlatılan kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığının “Geleceğe Miras” projesi kapsamında Hacettepe Üniversitesi, Seydikemer Belediyesi, Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Türk Tarih Kurumunun desteğiyle sürdürülüyor.

Muğla’daki tek höyük kazısı olma özelliğini taşıyan çalışmalara, Hacettepe Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşegül Aykurt başkanlık ediyor.

Aykurt, AA muhabirine, höyükte ilk yerleşimin yaklaşık 5 bin 300 yıl önce ovada kurulduğunu, bataklık alanın yaklaşık 5 bin 100 yıl önce kurumasıyla yerleşimin höyük üzerine taşındığını söyledi.

ad826x90

Yerleşimin milattan önce 2400 yılına kadar devam ettiğini belirten Aykurt, milattan önce 3100-2400 yılları arasına tarihlenen sekiz yerleşim katmanı tespit ettiklerini ifade etti.

ad826x90

Bu yapı Anadolu’daki tek örnek

Arkaik Dönem’e ait en üst yerleşim katmanında ortaya çıkarılan yapının Anadolu arkeolojisi açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Aykurt, şunları söyledi:

“Taş temel üzerine pithos parçaları kullanılarak inşa edilmiş bir yapımız var. Bu yapı Anadolu’daki tek örnek. Genç Tunç Çağı’na ait mezar pithosları parçalanarak bu yapının inşasında kullanılmış. Şu ana kadar Anadolu’da benzeri bulunmadı.”

Höyüğün bugün denize yaklaşık 100 kilometre uzaklıkta ve 1287 metre rakımda bulunduğunu aktaran Aykurt, bu yılki kazılarda milattan önce 2400 yılına tarihlenen yerleşimi araştırdıklarını belirtti.

ad826x90

Kazılarda Erken Tunç Çağı II’nin son evresine ait kalıntıların gün yüzüne çıkarıldığını anlatan Aykurt, şöyle devam etti:

“Buluntular arasında yer alan Melos obsidyeni, Batı Ege’de Kiklad Adaları kökenli bir volkanik camdır. Melos obsidyeninden yapılmış yontma taş endüstrisi buluntuları ele geçirildi. Bu da yerleşmenin denizaşırı ilişkilerini göstermesi açısından önemli. Yerleşimde Batı Ege kökenli Kiklad tavası ve aynı bölgeden gelmiş makara biçimli terazi ağırlığı da bulundu. Aynı tabakada İç Anadolu kökenli obsidyenden yapılmış aletler tespit ettik. Bu da yerleşmenin iç bölgelerle ilişkisini gösteriyor.”

Aykurt, bölgede yaşayanların Eşen Çayı üzerinden kurdukları nehir ticareti sayesinde denizaşırı bağlantılar geliştirmiş olabileceklerini dile getirdi.

Kazılarda Orta Anadolu kökenli malzemeler ile İç Anadolu obsidyeninden üretilmiş yontma taş buluntularının da ortaya çıkarıldığını vurgulayan Aykurt, Arkaik Dönem yerleşiminde Likya ve Karya seramiklerinin yanı sıra Lidya ve İyonya bölgelerine ait seramiklerin de ele geçirildiğini söyledi.

Bu çeşitliliğin mimariyle örtüşmediğine dikkati çeken Aykurt, “Bunu, ana kaynak bölgelerini kontrol eden bir güç ya da onun etkisi altındaki bir grubun burada yaşamış olmasıyla açıklıyoruz. Farklı bölge ve kültürlere ait seramik ve diğer buluntuların bir arada ele geçirilmesi ancak bu şekilde yorumlanabilir.” dedi.

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

İspanya Tarihinin En Büyük Orman Yangını: 77 Bin Hektardan Fazla Alan Küle Döndü

HIZLI YORUM YAP

<a href=FİNANS" /> GÜNDEM FİNANS