40,5896$% -0.46
47,8000€% -0.43
54,6468£% -0.9
4.352,83%-1,37
3.336,90%-0,91
10.642,60%-0,43
03:58
Türkiye’de doktora öğrencisi olan Nepalli Muhammed Javed Ensari, Nepal’de son dönemde yaşanan şiddet olaylarının artmasında sosyal medyadaki nefret söyleminin etkili olduğunu, aşırı sağcı grupların cami önlerinde Müslümanlara hakaret eden şarkılar çaldıklarını söyledi.
Nepal’in Sunsari bölgesinde dini simgeler, bayraklar ve hoparlör kullanımı üzerinden tırmanan sözlü tartışmalar, gruplar arasında şiddetli çatışmalara dönüştü.
Aşırı sağcı Hindutva gruplarının camilere ve Müslümanlara ait iş yerlerine yönelik saldırıları, ülkedeki tansiyonun son dönemde büyük oranda yükselmesine neden oldu.
Türkiye’de doktora öğrencisi Nepalli Muhammed Javed Ensari, AA muhabirine Nepal’de son dönemde artan nefret söylemleri, sosyal medya üzerinden yürütülen provokasyonlar, Müslümanlara yönelik hedef göstermeler ve yaşanan toplumsal olaylara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ensari, ülkesinde son dönemde yaşanan toplumsal gerilimin Hindutva ideolojisi etrafında örgütlenen aşırı grupların, Nepal’in farklı inanç ve etnik grupların birlikte yaşama kültürünü tehdit ettiğini söyledi. Nepal’de saldırıları yapan grupların özellikle Hindutva ideolojisi üzerinden hareket ettiğine dikkati çeken Ensari, söz konusu anlayışın Hinduizm ile aynı değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Son yıllarda özellikle sosyal medya üzerinden yayılan aşırılık yanlısı fikirlerin ülkedeki kozmopolit yapıyı tehdit etmeye başladığını savunan Ensari, bazı grupların toplumsal ayrışmayı artıran söylemler kullandığını ileri sürdü.
Ensari, Nepal’de Facebook’un yaygın kullanılan platformlardan biri olduğunu belirterek bazı hesapların Müslümanlara yönelik nefret içerikli paylaşımların sistematik olarak yapıldığını iddia etti.
Bölgede bulunan Müslümanların daha önce polisten aldıkları talimat doğrultusunda doğrudan müdahale etmek yerine güvenlik güçlerine haber verdiklerini söyleyen Ensari, daha sonra yaşananların polis ile söz konusu grup arasında bir gerilime dönüştüğünü savundu.
Ensari, olaylar sırasında bir kişinin hayatını kaybettiğini ve yaşananların ardından bazı çevrelerin sorumluluğu Müslümanlara yüklemeye çalıştığını belirtti.
Polisle çatışmaya giren ve daha sonra Müslümanlara yönelik saldırıları tetikleyen grupların ayrıntılı şekilde incelenmesi gerektiğini ifade eden Ensari, devlet kurumlarının olaylar büyümeden harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.
Cami önlerinde Müslümanlara hakaret eden şarkılar çalıyorlar
Ensari, bazı grupların dini etkinlikler sırasında Müslümanları hedef alan provokatif faaliyetlerde bulunduğunu ileri sürerek “Hindutvacılar Müslümanların dini değerlerine hakaret etmek için şarkılar çalıyor. Bu gruplar, şarkılarını özellikle Müslümanların dini günlerinde ve cami önlerinde çalıyor. Halk, bu tür müziklere K-pop kültürüne atıfta bulunarak “H-pop” diyor.” diye konuştu.
Ensari, aşırılık yanlısı yapıların yalnızca Müslümanları hedef almadığını, nefret anlayışının zaman içerisinde başka topluluklara da yönelebileceğini savundu.
Toplumda “biz ve onlar” anlayışının oluşturulmasının tehlikeli olduğunu belirten Ensari, bir grubun hedef haline getirilmesinin uzun vadede daha geniş sorunlara yol açabileceğini ifade etti.

Ensari, Hindutva ideolojisi etrafında hareket eden aşırı grupların sadece dini farklılıklar üzerinden değil, toplumdaki diğer ayrışmaları da kullanabildiğini iddia ederek “Bugün Hindu-Müslüman ayrımı üzerinden hareket edenler yarın başka bir grubu hedef alabilir. Çünkü mesele sadece iki toplum arasındaki bir sorun değil, insanları birbirine karşı düşmanlaştıran anlayışın kendisidir.” değerlendirmesinde bulundu.
Kast sistemi ve ayrımcılık iddiaları
Ensari, Nepal’deki kast sistemiyle ilgili değerlendirmelerde bulunarak tarihsel olarak toplum içinde var olan bazı ayrımcılık anlayışlarının kimi aşırı gruplar tarafından Müslümanlara yönelik söylemlerde de kullanıldığını savundu.
Nepal’deki aşırılık yanlısı çevrelerin Müslümanları toplumun daha alt bir kesimi gibi görmeye çalıştığını ve bunun kabul edilemez olduğunu söyleyen Ensari, “Bazı kişiler kendi aralarındaki kast anlayışında en alt tabakada gördüklerinden bile Müslümanları daha aşağıda görmeye çalışıyor. Bu, insan onuruna aykırı bir anlayıştır.” dedi.
Hükümete kimlik kontrolü ve takip çağrısı
Javed Ensari, Nepal’deki bazı Hindutva yanlısı grupların Hindistan’daki benzer hareketlerden etkilendiğini öne sürdü. Hindistan’daki bazı Hindutva yanlısı isimlerin Nepal’deki gruplara destek veren açıklamalar yaptığını savunan Ensari, sosyal medya üzerinden bu yapıların birbirini güçlendirdiğini iddia etti.
Özellikle olaylara karışan kişilerin kimliklerinin, geçmişlerinin ve bağlantılarının daha etkin şekilde takip edilmesi gerektiğini savunan Ensari, bunun için gerekli altyapının oluşturulması gerektiğini söyledi.
Ensari, bazı olaylarda farklı grupların birbirini suçladığını belirterek “Gerçek sorumluların ortaya çıkarılması için kapsamlı araştırmalar yapılması gerekiyor. Bir kişinin suç kaydı varsa bunu nasıl takip edeceksiniz? Kimlik kontrolü konusunda güçlü bir altyapı olması gerekiyor. Kim kimdir, nereden geliyor, kimlerden destek alıyor bilinmeli.” değerlendirmesinde bulundu.
“Yüzlerce çiçekten oluşan bir buket gibiydik”
Nepal’in uzun yıllardır farklı dini ve etnik grupların bir arada yaşayabildiği ülkelerden biri olduğunu ifade eden Ensari, ülkesinin bu yönünün kendileri için önemli bir değer olduğunu vurguladı.
Ensari, milli marştaki ifadelerin farklı toplulukların bir bütün oluşturmasını temsil ettiğini belirterek “Yüzlerce çiçekten oluşan bir buket gibi farklılıklarımızla bir arada yaşayabilmek bizim için gurur kaynağıydı. Farklı etnik ve dini gruplar birbirleriyle barış içinde yaşayabiliyordu.” ifadelerini kullandı.
Nepal hükümetinin geçmişte farklı topluluklar arasında yaşanan sorunlarda arabulucu rol üstlendiğini hatırlatan Ensari, benzer adımların bugün de atılabileceğini söyledi.
Toplumdaki tüm kesimlerin barıştan yana tavır alması gerektiğini ve farklılıkların çatışma nedeni değil, birlikte yaşamın bir parçası olarak görülmesi gerektiğini ifade eden Ensari, “Bu fanatik grupların çok yakından takip edilmesi gerekiyor. Kim olursa olsun toplumu kışkırtan, nefret yayan herkes hukuk önünde hesap vermeli. Benim çağrım barış olsun. Farklılıklarımıza rağmen birbirimize saygı duyarak birlikte yaşayabilmeliyiz. Daha önce nasıl komşu olarak yaşadıysak yine aynı şekilde yaşamaya devam etmeliyiz.” değerlendirmesini yaptı.

Birecik’te Düğünde Ateş Açana İşlem
1
Balıkesir Gömeç’teki yangın 2’nci gününde
976 kez okundu
2
Samsun’da hasta taşıyan ambulans ile tırın çarpıştığı kazada 6 kişi yaralandı
894 kez okundu
3
Muğla Seydikemer’deki orman yangınına havadan müdahale yeniden başladı
836 kez okundu
4
FİNANS
776 kez okundu
5
Erzincan’da traktör ile pat pat çarpıştı: 1 ölü, 1 yaralı
757 kez okundu