40,5896$% -0.46
47,8000€% -0.43
54,6468£% -0.9
4.352,83%-1,37
3.336,90%-0,91
10.642,60%-0,43
03:58
(ANKARA) – Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Anayasa’nın 90’ıncı maddesinin son fıkrasının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ( Aihm ) kararlarının bağlayıcılığına dayanak oluşturamayacağını ifade etti. Uçum, söz konusu düzenlemenin yargı kararlarına değil, uluslararası sözleşmeler ile kanunlar arasındaki norm uyuşmazlıklarına ilişkin olduğunu belirtti.
Uçum sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Anayasa’nın 90’ıncı maddesi AİHM kararlarının bağlayıcılığına dayanak gösterilemez! Anayasa’nın 90. maddesinin son fıkrasının ilk cümlesi şöyledir: ‘Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.’ Anayasa’nın 90’ıncı maddesinin son cümlesi uyarınca ise ‘Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.’ Bazı çevreler AİHM kararlarına uyma zorunluluğunu bu hükme dayandırıyor. Oysa bu düzenleme yargı kararlarına değil tamamen norm uyuşmazlıklarına ilişkindir. Bu hükmün uygulanabilmesi için ön şart; temel hak veya özgürlük hususundaki bir andlaşma ile kanun hükümleri arasında doğrudan bir uyuşmazlık çıkmasıdır. Uyuşmazlık çıktığında ise andlaşma hükümleri esas alınmalıdır. Bunu esas alacak olanlar da elbette ulusal mercilerdir. Bu uyuşmazlık yürütme pratiklerinde çıkarsa yürütme, yargısal faaliyette çıkarsa yargı bu hükme göre bir değerlendirme yapar. Yani düzenlemenin AİHM kararlarının uygulanmasıyla hiçbir ilgisi yoktur.
Birincisi, AİHM kararları her ne kadar Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve ek protokollerine göre veriliyorsa da bu durum AİHM kararlarına temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşma kimliği kazandırmaz. AİHM kararı bir mahkeme kararıdır, andlaşma hükmü yani norm değildir. Dolayısıyla norm uyuşmazlıkları için düzenlenmiş bir Anayasa hükmünün AİHM kararlarının uygulanmasına dayanak gösterilmesi mümkün değildir. İkincisi AİHM kararıyla herhangi bir kanun hükmü arasında doğrudan bir uyuşmazlık çıkması asla söz konusu olamaz. Çünkü AİHM’in bireysel başvuru sonucu oluşan kararları ancak bir mahkeme kararı üzerine verilir. AİHM bir ülkede yürürlükte olan bir kanunla ilgili doğrudan karar veremez. Ancak incelediği mahkeme kararı üzerinden AİHS ve ek protokollerin hükümleriyle çelişen bir kanun hükmü varsa ona işaret edebilir. Bu da anayasanın düzenlediği anlamda doğrudan bir andlaşma kanun uyuşmazlığı değildir.

Üçüncüsü, bir AİHM ihlal kararı için mahkemesi tarafından ilgili dosya yeniden ele alınıp önceki karar onaylandığında bunun anlamı bir kanun hükmüyle andlaşma arasında uyuşmazlık çıkması değildir. Bu ihtimalde AİHM kararının esastan kabul edilmemesinin nedeni Ceza Muhakemesi Kanunu ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki düzenlemelerdir. Yani mahkemelerin kendi kararlarının geçerliliğini davanın türüne göre CMK (m. 323) veya HMK (m.380) hükümleri uyarınca teyit etmesidir. Bu teyit asla Anayasa m.90/son cümle gereği norm uyuşmazlığı değildir. Bu nedenle Anayasa’ya aykırı bir durum oluşmaz. Dolayısıyla Anayasanın sözü edilen hükmüne dayanılarak AİHM kararlarına uyma zorunluluğunu ileri sürmek ya bilgisizlik ya da bilinçli bir çarpıtma olabilir ama bu görüşün pozitif hukukla ilgisi olmadığı kesindir. İlave Bir Not: Monist hukuka dayanak gösterilen Anayasa m. 90/sondaki hak ve özgürlüklerle ilgili uluslararası sözleşmelerin çelişki halinde kanuna üstün tutulması hükmüne benzer bir hüküm Avrupa’da sadece dört ülkede var (AB sürecinin zorlamasıyla kabul eden Çek Cumhuriyeti, Hırvatistan, Romanya ve Bulgaristan ). Böyle bir hükmün Almanya ve Fransa dahil 50 Avrupa ülkesinde bulunmaması üzerine de düşünmek gerekir. Türkiye yeni anayasasını yaptığında muhtemelen bu hüküm muhafaza edilecek hükümler arasında yer almayacaktır.”

Nazilli’de Silahlı Saldırı: Baba ve Oğul Yaralandı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.