40,5896$% -0.46
47,8000€% -0.43
54,6468£% -0.9
4.352,83%-1,37
3.336,90%-0,91
10.642,60%-0,43
03:58
Fatih Belediyesinin kültür sanat faaliyetleri kapsamındaki “Avluda Sinema” etkinliklerinde, Suriye’nin ilk özgür ramazanını ve bayramını konu edinen “Yeşil Otobüs” belgeselinin gösterimi yapıldı.
Film gösterimi ve yönetmen söyleşilerini bir araya getiren program kapsamında, Medrese Davutpaşa’nın tarihi atmosferinde ve açık havada düzenlenen etkinliğe sinemaseverler ilgi gösterdi.
Belgesel filmin yönetmeni ve yapımcısı Kübra Kuruali, katıldığı söyleşide filmin ortaya çıkış hikayesini, çekim sürecini ve bölgede yaşanan insanlık dramının arka planını katılımcılarla paylaştı.
Kuruali, söyleşi öncesinde AA muhabirine yaptığı açıklamada, belgeseli Suriye’nin özgürlüğe kavuştuğu 8 Aralık 2024’teki devrimin ardından yaşanan ilk ramazan ve bayram sürecinde, 29 Mart ile 3 Nisan 2025 tarihleri arasında kayda aldıklarını söyledi.

Suriye’deki devrimin başladığı ilk yıllarda TRT Türk’ün Orta Doğu masasında editörlük yaptığını ve süreçte mültecilerle ilgili televizyon programı ve belgesel üreten ekiplerde yer aldığını ifade eden Kuruali, “Özgürlük sürecini de kendi belgesellerini yapmaya başlayan bir yapımcı ve yönetmen olarak kayda almak istedim. Devrimin gerçekleştiği ilk gün ‘Evet, önümüzde ramazan var, hemen bir hikaye oluşturup orada olmalıyım.’ dedim. 14 yılda yıkılmış bir ülkede insanların geriye döndüklerinde vatanlarına duyduğu hasreti, o toprağın kıymetli anını, bayram sevinci ve ramazanın önemiyle bir araya nasıl getirdiğini, insan hikayeleri üzerinden kameraya nasıl yansıyacağını merak ettim.” diye konuştu.
“Hep umudumuz vardı ama ne zaman olacağını kestiremiyorduk”
Uzun süren savaşın ardından özgürlük sürecinin kendileri için de büyük bir sürpriz olduğunu fakat umutlarını hiçbir zaman kaybetmediklerini dile getiren Kuruali, şunları kaydetti:
“Hep bir umut oluyor biliyorsunuz. Filistin için, Gazze için de bu umut hiçbir zaman içimizde ölmüyor. Gerçekten çok büyük bir sürpriz oldu. Suriyeli çok sayıda arkadaşım var, çeşitli ülkelerde yaşıyorlar. Kendi aramızda konuştuğumuzda hep umudumuz vardı ama ne zaman olacağıyla ilgili pek bir şey kestiremiyorduk. Şu an zaten Suriye’nin özgürleşmesi sanki Filistin’in de özgürleşmesini bize bir adım daha yaklaştırdı.”
Belgeselin prömiyerinin Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in ev sahipliğinde yapıldığını aktaran Kuruali, Gaziantep’in sınır şehri olması ve çok sayıda Suriyeliye ev sahipliği yapması nedeniyle kendisi için özel bir lokasyon olduğunu vurguladı.
Kuruali, filmi Suriyelilerle yan yana izlediğine dikkati çekerek, “Orada söylenen çok çarpıcı şeyler vardı. ‘Siz bizim içimizden biri gibi bu filmi yapmışsınız. Suriyeliler ve biz sizden razıyız.’ dediler. Bu benim ve ekibim için çok yeterli bir şeydi.” ifadelerini kullandı.
“Film hiçbir siyasi figüre değinmeden insan hikayesine odaklanıyor”
“Yeşil Otobüs”ün samimi bir ekiple çekildiğini ve uluslararası alanda büyük ilgi gördüğünü anlatan Kuruali, şöyle devam etti:
“Bir anda yanımda kalan samimi dört arkadaşla yola çıktım. Yol rehberimiz Halep Türkmeni Raad el-Hamdo idi. Bizi sınırdan aldı, Şam, Humus ve Halep şehirlerini beraber gezdik. Hikaye aslında onun etrafında dönüyor. Belgesel, Suriyelilerin savaştan sonra hala orada yaşam savaşlarının nasıl devam ettiğini gösteriyor. Hem özgürleşmenin mutluluğunu yaşarken hem de bundan sonra hayata nasıl tutunacaklarını düşünüyorlar. Harap olmuş dükkanlarına, yıkık evlerine döndüler.”
Kuruali, “Film hiçbir siyasi figüre değinmeden insan hikayesine odaklanıyor. Belgesel, Toronto’da, Kanada’da, Doha’da, Kuzey Afrika’da, İtalya’da ve İspanya’da çok dikkati çekti. Benim amacım da buydu, uzun süre bir diktatör altında neler yaşadıklarını, göç etmek zorunda kalmalarını ve dönerken yaşadıkları zorlukları bir insan figürü üzerinden göstermekti.” değerlendirmesinde bulundu.

“Yeniden ayağa kalkma yolculuklarında yanlarında olmak istedik”
“Yeşil Otobüs” Belgeseli Proje Koordinatörü Rabia Şenol ise savaş mağduru Suriye halkının yeniden ayağa kalkma mücadelesine yerinde tanıklık etmenin ve bu süreci belgeselleştirmenin kendileri için büyük önem taşıdığını belirtti.
Şenol, yönetmen Kübra Kuruali ile bu yola çıkarken samimi duygularla hareket ettiklerini ve yolculuk sürecinde kardeşlik bağlarının daha da pekiştiğini ifade etti.
Türkiye’nin yıllarca zor şartlarda yaşam mücadelesi veren Suriyelilere ev sahipliği yaptığını hatırlatan Şenol, “Bu misafirliğin ardından, onların yeniden ayağa kalkma yolculuklarında yanlarında olmak istedik. Bu projeyi ramazanda ve bayramda çekmeyi özellikle tercih ettik. Çünkü kardeşlik duygularının yoğun olduğu bu ayda iftar sofralarını paylaşmak hem bağlarımızı kuvvetlendirdi hem de yıllarca birlikte yaşadığımız kardeşlerimizin neler yaşadığını yerinde gördük. Vicdan sahibi herkesin de bu filmi izlediğinde yüreğinin sızlayacağına inanıyorum.” diye konuştu.
Bölgede yaşanan zorluklara mesleki olarak aşina olsalar da süreci yerinde gözlemleyip kayda almanın önemine dikkati çeken Şenol, şunları kaydetti:
“Türkiye’deki halkın da bu gerçekleri görmesi gerekiyordu. Bir dönem Suriyelilere yönelik ırkçı tutumlarla karşılaşıldı. Bunu yapan kişiler aslında Suriye’de neler yaşandığını çok iyi bilmiyordu. Biz de yaşananları hiçbir yapaylığa kaçmadan, spontane karşılaştığımız hikayelerle, en samimi haliyle insanlara yansıtmak istedik.”
Bölgedeki kardeşlik duygularının daim olmasını dileyen Şenol, “Umarım bugün Filistin’de gördüğümüz acılar son bulur ve Suriye’de tanık olduğumuz bu özgürlüğü inşallah Filistin’de de görürüz. En büyük temennimiz, Filistin’in özgürlüğüne kavuşması ve bir gün orada da aynı duygularla bir belgesel çekebilmek.” değerlendirmesini yaptı.
“Yeşil Otobüs” belgeseli hakkında
Kilis Öncüpınar Sınır Kapısı’nda başlayıp Şam, Humus ve Halep’te devam eden bir yol belgeseli olan “Yeşil Otobüs”, savaş yıllarının ardından yaşanan ilk özgür iftarları ve bayram günlerini kayıt altına alıyor.
Belgesel, ülkesini 15 yaşında terk etmek zorunda kalan Halep Türkmeni Raad el-Hamdo’nun 14 yıl sonra vatanına dönüş hikayesi etrafında şekilleniyor. Yapım, savaşın izlerinin taze olduğu coğrafyada kurulan iftar sofralarını, Emevi Camisi’nde kılınan bayram namazını ve Suriyelilerin devrim sonrasında hissettiklerini seyirciye aktarıyor.
Belgesel, Fas, İspanya, Katar ve Türkiye’deki uluslararası film festivallerinin resmi seçkilerinde yer alıp Kanada’daki Toronto Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nde aday gösterilirken, yönetmenin “Anka Kuşu: Gazze” adlı diğer yapımı da İsveç ve Türkiye’de ödüllere layık görüldü.
Görüntü yönetmenliğini Enis Özbey, kurgusunu İsmail Emin Demir’in üstlendiği yapımın grafik ve tasarımında Yusuf Enes Merter, kamera ve ışıkta Fatih Cevahiroğlu, dron çekimlerinde ise Halil Türkmen görev aldı.

Emekli polis millet bahçesinde hayatına son verdi
1
Balıkesir Gömeç’teki yangın 2’nci gününde
973 kez okundu
2
Muğla Seydikemer’deki orman yangınına havadan müdahale yeniden başladı
834 kez okundu
3
FİNANS
772 kez okundu
4
Nijerya’da 15 Temmuz’un 10. yılı dolayısıyla panel düzenlendi
687 kez okundu
5
Film değil gerçek! Ağzına kadar para dolu çuvalı yola düşürdüler
619 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.